Gecelerimde yanıyordu eski yaralarım Acılarımı camdan duvarların görünür kıldığı Yalnızlıklarla doldurulmuş küçük odalarda saklıyorum Üstünü örtmediğim hayallerimden geriye kalan Yanıldığımı anlatan eski şarkılardaki hüzün notaları artık Yağmurlar yağıyor içime çiçek açan mevsimlerde Camdan odalarda yansılanıyor gri bulutlu gökyüzü Özlemini yarattığım o kusursuz gecelerdeyim yine bir başıma Masadan kalkmak istemeyen yorgun bedenimde yankılanıyor Senin giderken söyleyemediğin sözlerin Benimse şimdi anlamlandıramadığım dünlerim… Adınla andığım şarkıların sonunu getiremiyorum Gücüm tükenip, gece bittiğinde Başımı hayallerine sarılmış yastığımda buluyorum Gökyüzü yanı başımda uzanıyor, karşılık beklemeden sokuluyor yanıma Camdan dünyamızı, kırılgan hasretlerine emanet etmişiz yarının Eski hikayeleri anlatıp durmuşuz Hep kaybettiklerimizi yüceltmişiz gizliden gizliye Utandığımız ve belki de nefret ettiklerimizi büyütmüşüz hep içimizde Sorunların esirleştirdiği suçlu kendiliğimden kurtulmak çok uzun bir yolculuktu Güneşin batışına doğru uzanan zorunlu ayrılıkların, Geleceği esirleştirdiği, dünlerle kol kola gezdiği bir meydandı yalnızlık Sesinle ve sessizliğinle uzaklaşıyordun kıyılarımdan Suların üstünde ufka doğru yol alıyordu İlk kez yol alan, gözden uzaklaşan, suyun üstünde kayan tekneler değildi Kıyı uzaklaşıyordu sulardan Toprak çekiliyordu ve denizi işgale girişiyordu Gözden yitmeyen tekneleri ve batmayan sularıyla Kıyı ayaklanmış topyekun yol alıyordu güneşe doğru Işığı kaybetmemiş toprakları kovalıyordu kıyı Gölgeleri, ağaçlıkları ve insanlarıyla birlikte Suyun üstündeki gökle kucaklaşıyordu Mavilik, yeşillik ve kahverengiliklerle örülü Yepyeni bir kazak deniyordu yeryüzü ilk kez Ben ise camdan odalarda yok oluşumu bekliyordum...
|